Fikir fabrikasının bacaları tütmeli.

29

Vehbi Koç ödülü’nün bu yılki sahibi Prof. Dr. Toner, gençlere önemli mesajlar verdi. Kanser tedavisinde çığır açan Toner: ‘Geleceği yaratamazsan satın almak zorunda kalırsın.’

[Haber görseli]Prof. Dr. Mehmet Toner, kandaki kanserli hücrelerin çok kısa sürede teşhis edilmesini sağlayan mikroçipler geliştiren bir bilim insanı. Aynı zamanda onlarca doktora sonrası öğrenci yetiştiriyor. Aynı zamanda 60’ya yakın patentin sahibi. Sürekli üretiyor. İyi bir masa tenisçisi, sanatı çok yakından takip ediyor. Toner “sağlık” alanında çığır açan çalışmaları ile Vehbi Koç Vakfı tarafından her yıl kültür, eğitim ve sağlık alanlarından birine verilen Vehbi Koç Ödülü’nün bu yılki sahibi oldu. Toner’e ödülünü Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, “İnsanlığa ve bilime hizmet üstüme vazife diyen çok seçkin bir bilim insanını ödüllendiriyoruz” diyerek verirken Toner de “Kanseri kronik bir hastalığa dönüştüreceğiz ve yakından takip edebileceğiz. Eskiden hep kanserin bir adım arkasındaydık bundan sonra bir adım önünde olmaya başlayacağız” diye konuştu.

Prof. Dr. Mehmet Toner, makine mühendisi kökenli. İstanbul Üniversitesi’nde lisans eğitimini aldıktan sonra ABD’de tıbbi mühendisliğe yönelmiş. Harvard – MIT Sağlık Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi’nde Tıbbi Mühendislik alanında doktorasını tamamlamış. Halen aynı fakültede görev yapıyor.

İşbirlikleri yapıyor

Toner ile ödül töreni sonrasında bir söyleşi de gerçekleştirdik. Türkiye’yi çok yakından takip eden biri, sık sık geliyor, işbirlikleri yapıyor. “Burada da dünya ölçeğinde çok değerli, çok başarılı çalışmalar var, çok başarılı akademisyenler var. Ancak sayı olarak çok az. Ayrıca kötü çalışmaların sayısı da çok fazla. Hem kaliteyi artırmak hem de sayıyı çoğalmak zorunda Türkiye. Bunun yolu da doktora öğrencisi sayısını artırmaktan geçiyor” dedi ve “Türk eğitim sisteminin geçirmesi gereken reform önce doktora alanında yapılmalı” diye de ekledi.

Doktora cazip hale getirilmeli

Toner’e göre Singapur, Güney Kore gibi kimi ülkelerin yaptığı gibi geçiş süreci çözümleri yaratılabilir. Toner sözlerini şöyle sürdürdü:

“Doktorayı cazip hale getirmek lazım. Herkes bilim adamı olsun diyen yok. 300 milyon nüfuslu ABD’de yılda 90 bin doktoralı öğrenci oluyor. Bunların ise sadece yarısı bilim ve mühendislik kökenli. Ama ABD ekonomisinin yüzde 70’i üniversitelerden çıkan fikirlerden doğuyor. Sadece MIT’den 2009 yılında 25 bin şirket çıktı. Gelirlerinin toplamı 2 trilyon dolar. Bu rakam 80 milyon nüfuslu Türkiye milli gelirinin 3 misli. Türkiye’de de fikir fabrikalarının bacaları tütmeli. Bu fikir bacaları ise üniversiteler. Eğer bunu yapamazsak geleceğimizi kendimiz yaratamazsak satın almak zorunda kalırız”.

Toner’e göre bunun formülü 3 ayaklı:

 Devletin doktora eğitimini fonlaması.
 Meritokrasi, yani liyakata dayalı bir akademik sistemin olması.
 Fikir özgürlüğü.

ÜSTÜMÜZE VAZİFE

Bu ödül töreni diğerlerinden değişikti. İş Kuleleri’nde düzenlenen törende kapıda yakalarımıza “Üzerimize Vazife” yazılı rozetler takıldı. Çünkü aynı zamanda bu yıl Vehbi Koç Vakfı’nın 50’nci kuruluş yıldönümü idi. Zaten Ömer Koç da yaptığı konuşmasında, “Ellinci yılımızda ‘üstümüze vazife’ sloganını bizlerden sık sık duyacaksınız. Zira yarım asır boyunca ‘üstümüze vazife’ diyerek onlarca kurumu hayata geçirdik, yüzlerce projeye destek olduk, milyonlarca insanın hayatına dokunduk. Bugün bu salonda bulunan birçok misafirimiz de ‘üstümüze vazife’ diyerek kendi vakıfları veya sivil toplum kuruluşları aracılığıyla toplumsal fayda yaratmak için çaba harcıyorlar” dedi.