Hollanda’nın Boş Hapishaneleri Mültecilere Ev Oldu.

14

Suç oranındaki düşüş yüzünden atıl duran hapishanelere mülteciler yerleştiriliyor.

Yeniden kullanım ve geri dönüşüme ilginç bir yaklaşım getiren Hollanda, sığınma talebinde bulunan mültecileri barındırmak için boş duran hapishaneleri kullanıma açtı.

Ülkedeki suç oranı ve hapishane nüfusunun yıllar içinde giderek düşmesiyle birlikte, onlarca cezaevi tamamen kapatılmıştı. Mülteci Kabul Merkez Müdürlüğü (COA), göçmen sayısında yaşanan artışla birlikte çözümü hapishaneleri açmakta buldu. Hollanda’ya sadece geçen yıl 50 bin mülteci geldi.


İranlı göçmen Reda Ehsan (25) De Koepel’in avlusundaki masaya uzanmış. 

Associated Press’in Ortadoğu şefliğini yapan iki Pulitzer ödüllü fotoğrafçı Muhammed Muheisen, son birkaç yıldır insanların kıta değiştirmek zorunda kaldığı mülteci krizi üzerinde çalışıyor. “Kafamda hep, peki bundan sonra ne olacak sorusu vardı” diyor. “Macera bir ülkeye girdikleri anda son bulmuyor.

Muheisen geçtiğimiz sonbaharda cezaevlerinin kullanıma sokulacağı söylentilerini duymuş. “Tam anlayamamıştım,” diyor. “Kendilerini hapiste gibi hissediyorlar zannetmiştim.”


Ezidi mülteci Yassir Hajji, Irak’ta berbermiş. De Koepel cezaevinde kaldıkları odada, karısı Gerbia’nın kaşını alma çalışmaları yapıyor. 


Cezayirli göçmen Muhammed Ben Salem (soldaki) ve Libyalı Emine Oşi, De Koepel’in avlusunda sigara içiyor.

Hapishanelerde fotoğraf çekme izni alması altı ay sürmüş. Sonuçta 40 gün içinde üç ayrı hapishaneyi ziyaret ederek sakinleriyle tanışmış ve yaşamlarını fotoğraflamış.

“Onlarca farklı ulustan bahsediyoruz,” diyor. “Onlarca. Bu çatının altında tüm bir dünya var.”

İsmini vermek istemeyen Faslı eşcinsel göçmen, eski bir hapishanedeki odasında poz veriyor. Ölüm tehdidi alınca Fas’tan kaçmış. Hollanda bir süre önce kendisine sığınma hakkı vermiş.

Muhammed Muheisen, Associated Press

İsmini vermek istemeyen Faslı eşcinsel göçmen, eski bir hapishanedeki odasında poz veriyor. Ölüm tehdidi alınca Fas’tan kaçmış. Hollanda bir süre önce kendisine sığınma hakkı vermiş.

Muhammed Muheisen, Associated Press

Moğol göçmen Naaran Baatar (40) De Koepel hapishanesinin avlusunda basketbol oynuyor.

Muhammed Muheisen, Associated Press

Iraklı mülteci Fatima Hussein (65), De Koepel hapishanesi önünde otobüste bekliyor. Diğer göçmenlerle birlikte, sığınma hakkı sürecinin bir parçası olarak devlet tarafından düzenlenen mülakata gidiyor.

Muhammed Muheisen, Associated Press

Somalili göçmen Ijaawa Mohamed (41), De Koepel’in bekar kadınlara ayrılmış bölümündeki odasının önünde oturuyor.

Muhammed Muheisen, Associated Press

Iraklı mülteci Fatima Hussein (65) odasında namaz kılıyor.

Muhammed Muheisen, Associated Press

Suriyeli mülteci Fadi Tahhan (23) ut çalıp şarkı söylüyor. Mültecilerin bu aşamada çalışma izni olmadığı için zaman geçirecek bir şeyler bulmaları gerekiyor.

Muhammed Muheisen, Associated Press

Afgan mülteci Siratullah Hayatullah (23) De Koepel’in avlusuna bakan odasının kapı aralığında çay içiyor.

Sığınmacı statüsü bekledikleri süre boyunca cezaevlerinde en az altı ay yaşamak zorunda kalan mülteciler, istedikleri zaman içeri girip çıkmakta serbestler. Muheisen, bazılarının Hollandalı komşularıyla ahbaplık ettiğini söylüyor.

Mültecilerin çalışmasına izin yok. Ancak Hollandaca konuşma pratiği yapıyor ve bisiklete binmeyi öğreniyorlar. Hollanda’da yaşamak için zorunlu olan bu becerileri cezaevinde yapıyor olmaktan pek rahatsız değiller. Bu konuda ne düşündüklerini soran Muheisen’in genelde aldığı cevap, “Başımızı sokacak bir yer burası, kendimizi güvende hissettiğimiz bir sığınak,” olmuş.


Afgan mülteci Siratullah Hayatullah (23) hapishanenin çamaşırhanesinde çamaşır yıkıyor. 


Bir Afgan mülteci, çocuğuyla birlikte kuzeybatı Hollanda’da şu anda kapalı olan bir hapishanenin camından dışarı bakıyor.

Erkeklerden biri, cezaevinde yaşamanın kendisine gelecek için umut verdiğini söylemiş. “Eğer bir ülkenin cezaevine koyacak tutsağı yoksa, o zaman burası benim yaşayabileceğim en güvenli ülkedir.”


Eski Westlngena hapishanesinin önünle küçük kızla oynayan bir göçmen.